* "Değersiz"i Cezalandırmak ve "Rehabilite Etmek": Jigsaw, toplumun hayata karşı takdirini kaybetmiş insanlarla dolu olduğuna inanıyor. "Oyunlarını" bu bireyleri kusurlarıyla yüzleşmeye, zor seçimler yapmaya ve nihayetinde yaşamın değerini takdir etmeye zorlamanın bir yolu olarak görüyor. Onları acı çekerek "rehabilite etmeyi" hedefliyor.
* Gücü ve İradeyi Test Etmek: Jigsaw, gerçek gücün fiziksel yetenekte değil, zihinsel metanette yattığına inanıyor. Tuzaklarını kurbanların sınırlarını test etmek için tasarlıyor, onları kırılma noktalarına kadar itmeyi ve içlerindeki güçlü ya da zayıflıkları ortaya çıkarmayı umuyor.
* Kurbanlara bir "Seçenek" sunmak: Jigsaw'un tuzakları ayrıntılı ve çoğu zaman ölümcül olsa da kurbanlarının her zaman bir seçeneği olduğunu savunuyor. Hayatta kalmak için savaşabilirler, bulmacayı çözebilirler ya da basitçe pes edebilirler. Onun zihnindeki bu "seçim" eylemlerini haklı çıkarmaktadır.
* Çarpık Bir Adalet Anlayışı: Jigsaw genellikle yanlış yaptığına inandığı kişileri eylemleriyle ya da seçimleriyle hedef alır. Oyunlarının geçmişteki hataları için bir tür adalet olduğuna inanıyor.
* Korku Mirası: Jigsaw ayrıca kendi ölümünden sonra bile dünyada korkuya ve değişime ilham vermeyi amaçlıyor. Çalışmalarına devam etmek için takipçilerini kullanıyor ve çarpık felsefesinin yaşamasını sağlıyor.
Şunu unutmamak önemlidir: Jigsaw'un motivasyonları son derece kusurlu ve çarpıktır. O bir kahraman ya da kurtarıcı değil. O, çarpık hedeflerine ulaşmak için insanları manipüle eden ve onlara işkence eden bir seri katildir.